Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

17 Aralık 2010 Cuma

HAYATA DAİR-2

                      Fotoğraf: L.AYYILDIZ (Trakai Gölü ve Şato-Vilnius/Litvanya)


Bu dünyada bir nesneye,
Yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere,

Gök ekini biçmiş gibi...
                  Yunus Emre.


                                                                

 ABDULLAH'IN SELAMI


 Bu gün anlamadığım bir duygu beni yoklar durur...Sanki bir şey olacak,yada bir haber biryerlerden...Garip bir duygu.Buruk bir duygu...Sanki geceden artakalmış gibi...Neyse işime bakmam gerek.İşe dalınca herşeyi unutuyorum zaten(!)-Bu cümle yazının gelişi bir cümle-İş önemli ama yürek sarsıntıları iş miş dinlemiyor...
''Nereye gidiyoruz efendim..?'' .Gayri ihtiyari ''Sultanahmet'' dedim..Sabahın erken saatleri,yollar tenha,ve şehirde sabahın masumluğu hakim.Gri bir İsatnbul sabahı sahil yolunda bizi karşılıyor..Deniz hafif dalgalı...Balıkcı tekneleri bir tüy gibi dalganın ritmine uymuş sanki dans ediyor...Evet meydana geldik hemencecik...''Efendim şemsiyeniz''.diyor Samet..''Hayır kalsın'' diyorum..Biraz ıslanmanın dayanılmaz cazibesi, davetkar gülümsüyor...Meydan yavaş yavaş uykudan uyanıyor..Erkenci guruplar dikilitaşın etrafında şemsiyelerinin altında, halkalanmış,yavan,ruhsuz bir rehberin anlattıklarını can kulağıyla dinliyor...Meydana kimlik kazandırma ve yenileme projesi yürüyor..Arabaya dönüyorum.Yağmur hızlandı.''Ofise dönelim Samet''.Biraz sonra toplantı var.Notlarımı gözden geçirmeliyim...
''Şu Erkan Oğur'u dinleyelim''diyorum.Çünkü dönüşümüz çok kolay olmayacak.Trafik her yağmurda olduğu gibi yine sıkışacak..''Şu hiç var ya işte onu koy'' diyorum Samet'e.Hayal kurmak ve geçmişi geleceğe bağlamak...Galiba duygusal yanımızı diri tutan da bu.Hem de Anadolu'nun son bin yıllık geçmişini beş dakikalık bir müzik eşliğinde yaşarken...Garip bir şey...Yine sabah ki o duygu...O burukluk..O işte ...Çok anlamadığım bir şey..O neyse O... Beni yoklayıp geçen,yüreğimi sıkıp giden birşey...Sıkmanın ötesinde birazıcık ezen...Gelince hemen gitsin dediğim...Gidince de ne zaman gelecek diye beklediğim...
''Kızım kimseyi içeri almayın'' diyorum,odama geçerken...''İmzalar...'' diyor  Merve.''Acilleri hemen getirin'' diyorum...Çayımı yudumlarken yine yüreğim beni sarsıyor..Sanki çok uzaklardan bir haber gelecek ,ya da ...Bilmiyorum...tarifi imkansız birşey..Hemen toparlanıyorum.Günlük proğramıma bakıyorum...Kızlara birkaç önemli  konuyu soruyorum..Arayanlar listesine bakıyorum, sanki birini arar gibi...''Toplantıdan sonra görüşeceğim.Şimdi kimseyi bağlamayın'' diyorum...
Toplantı başlamadan önce salona geldim...Merhabalaşma ,el sıkma ,hal hatır,derken başlıyoruz...Gözüm masanın etrafını kolaçan ediyor.Bütün koltuklar dolu olmasına rağmen sanki birisi eksik.Evet bu duygu beni bugün kuşatacak gibi.Aklıma inat ,ruhumu bir türlü salona getiremedim...Çok konuşmadan ve konuşulanları anlamadan bitirdim toplantıyı...Ve Çantamı alel acele toparlayıp hızla aşağı indim...Sanki birisi beni durdurup ''Ya neyin var ''diye soracakmış gibi..Ben de kem küm edceğim..''Yok birşeyim'' diyeceğim. ''Var bir şeyim ama ben de ne olduğunu bilmiyorum.'' diyemem ya...Samet ''Yemek'' diyor...''Ofise mi gelsin ,yoksa bir yere mi gideceğiz'' diyor...Saate bakıyorum..13.15 olmuş..''Ofise gidelim'' diyorum...Bir alışkanlık gibi,adet yerini bulsun diye yemek yermiş gibi yapıyorum...Sanki unuttuğum bir şey var hatırlayamadığım.Ya da kaybettiğim ve de arayıp da bulamadığım..
''Kızım şu listedeki herkesi sırayla bağlayın''.Sonra kendi kendime''Derdi olmayan bizi aramaz ''diyorum Merve içeri geldi bir şey söyleyecek,bekliyor..''Evet '' dememle başlıyor..''Efendim birisi geldi sizinle görüşmek istiyor..Sizi tanıyormuş...Ve de Erzincan'da okumuş..size selam verip gidecekmiş''diyor...''adı ne kızım. Bu kim ki ?'' diyorum..''Adı Yavuz'' diyor..Hafızam hızlı bir tarama yapıyor.. Yok.. anlamlı birşey yok...Mütereddit ''Gelsin tamam '' diyorum...İçeriye otuz yaşlarında hafifi sarışın sempatik görünüşlü biri giriyor..''Hoş geldiniz diyorum''..Oturuyor.hal hatır.. ''Sizi hatırlayamadım'' diyorum...''Ben'' diyor ''Erzincan'da okudum.Sizin çok iyiliğinizi gördüm.Şimdi evleniyorum.Düğün yapacağım.Biraz eksiklerim var.'' diyor..''Bir de Geçen hafta Abdullah abiyi gördüm Gebze'de.Hani kereste depoları var ya işte orada..''Cevap vermiyorum...veremiyorum..Abdullah benim can arkadaşım...altı yıl önce kereste ticareti için gittiği Ukrayna'da elim bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti...Sabahtan beri beni kuşatan o garip ve buruk duygunun yoğunlaşarak üstüme çullandığını hissettim..Heyecanla ''Ne eksiğin var'' dedim...anlamamış gibi yüzüme baktı...''Düğün için ne eksiğin var..?'' dedim..İstiyor olmanın ezikliğini kelimelerine yansıtmadan arsızca, ''Damatlık takım alacağım'' dedi.. ''Bir de ..'' gerisini duymadım bile..çünkü artık o mekanda değildim...Üstümde ne varsa eline tutuşturdum.. ''Abdullah'ı görürsen selam söyle'' dedim...Çok şaşırdı ...Her halinden bu kadar para beklemediği belli oluyordu..Ben ayağa kalkınca gitmesi gerektiğini anladı...Elimi bile sıkmasına fırsat vermedim.Hala anlayamamıştı..Bir paraya bir bana bakıyordu şaşkın şaşkın.Geldiğinden çok farklı adımlarla çıktı odadan...
''Kızım kimseyi içeri almayın '' dedim ve arka odaya geçtim...Yüreğim bir kez daha burkuldu... sonra yüreğim gözlerime inci taneleri ulaştırdı...Abdullah'ın aziz hatırası...Bir sahtekar yalacı..Ve Rabbimin beni yoklaması...Belki de sınaması...
Elbetteki Abdullah'ın selamı,bir sahtekar yalancının beklentisinden çok değerliydi..Yalan da olsa....
15 Aralık 2010 Fatih/İstanbul
(A.G)

8 yorum:

  1. Merhaba...
    Bir dostun selamı, yalan da olsa can üstünedir... Ve aleyküm selam demişsinizdir ümit ederim... Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba,
    Sevgili La;Bir dostun selamı can baş üstünedir..
    Yalan da olsa..Ve aleyküm selam dedim...Bütün yüreğimle...Gerçek olsaydı neler vermezdim ki getirene...Ve ben şehadet ederim ki;Dostum Abdullah şehit olarak dünya hayatını tamamlayıp,Rabbimin huzuruna çıkmak isterdi..Allah Rahmetiye Muamele eylesin...
    Ve Sen La kardeşim...Gecenin ve sabahın Rabbı seni korusun ve gözetsin...

    YanıtlaSil
  3. O halde, ne mutlu ona! Amin... Eyvallah, bilmukabil...

    YanıtlaSil
  4. çok etkileyici sanadece bunu diyebiliyorum.. ve üzgünüm

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Deli Anne;

    Etkileyici olmanın ötesinde tamamen gerçek bir hikaye bu..!

    Ben teşekkür ederim hassasiyetiniz için..
    saygı ile..

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. Bazı şeylerin yalanı bile kıymetlidir.!
    Dostun selamı gibi..

    YanıtlaSil

Dost dilinden