Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

14 Aralık 2010 Salı

Hayata Dair...






                                           Ne ağlarsın benim zülfü siyahım-Sezen Aksu




Bazan hayat bizi paranteze alır...
Çok bilinmeyenli bir denklem gibi..
Kahrolası aklım üslü ifadelere meyleder.
Ama yüreğim iblise inat...
Kırar bütün zincirleri...
(A.G.)


Bayram dolayısıyla baba ocağına geldik.Aslında,ben hariç herkes iki gün önce geldi.Proğramımın yoğun olması ve bölgemizde önemli açılışların arefe ve bayramın birinci gününe denk gelmesi dolayısıyla,ben ancak bayram günü gelebildim.İnsanın memleketi gibisi var mı...? Ve ilk hissettiğim;samimi,sıcak insanlar...''Hoş geldin oğul..'' Evet biz bu şehrin oğluyuz ''oğuluyuz''.Şehrimin bana ilk tepkisi bu..Gurbetten gelen bir evlat gibi karşılanma...
Yollar ne kadar da tenha.İnsanların pek acelesi de yok.Bunda bayramın da etkisi var tabii...İşte şu yollar,parklar,şu cami...şu hastahane...Ve Hüzün..İşte zihnimdeki O gece.Nice yürekler sevdiklerine ebediyen veda etti.Yüreklerdeki sevgiler vuslatsız bir hasrete,umutlar gözyaşına dönüştü O talihsiz,kadersiz,karanlık gecede.Çalışma zamanıydı.Yaralarımızı sarmak için işe koyulduk.Çalıştık,çalıştık,çalıştık..Erzincan şu an ülkemizin en güzel şehirlerinden birisi.Galiba tarih boyu depremlerle sürekli yıkılan ve her seferinde yaralarını saran bir- irade mi desem yoksa içgüdü mü desem -gelenek oluşmuş.
''Abi mezarlığa gidiyoruz değil mi..?'' dedi Necati.Evet mezarlığa gitmek gerek.Dedem burada yatıyor.''Evet'' dedim,hüzünlü hatıralardan sıyrılırken.Evet Önce mezarlığa gitmek gerek.Bir Fatiha okumak ve yadetmek...
Mezarın başına vardığımda,tarifi imkansız duygular beni kuşatır hep.Dedem Osmanlının son dönemini çocukluk-ilk gençlik dönemi olarak yaşamış.İki ağabeyini-Onun deyişiyle ''dadaş''ını-Sarıkamış Dağları''nda şehit vermiş,ailenin son kurbanlık kuzusu olararak gittiği Aşkale Askeri Toplanma bölgesinden yaşı küçük diye geri çevrilmiş,az ve öz konuşan, derin ve hüzünlü gözlerini bizden sakladığı yaşlarla arasıra ıslatan,şefkat ve merhamet abidesi bir kişilikti...24 nüfuslu büyük ailenin ilk erkek evladı olarak dünyaya geldiğimde;müjdeyi veren ebeye beşi biryede hediye etmiş...Geleneğin toplumsal izdüşümü bu galiba-Erkek evlat geleceğin garantisi gibi algılanmış tarih boyu-Ve bana;''seni veren Rabbıma hamdolsun''.''Gözümün feri,dizimin bağı sensin ey balam''derdi..Müthiş sevecen,kanaatkar,kendisi ve çevresiyle barışık birisiydi.İlk kez Kıbrıs Barış Harekatı sırasında heyecanlandığına şahit oldum ki;-ortaokul-lise çağlarımdı-gece sabaha kadar namaz kılıp dua etti...''İnsan anasız babasız yaşayabilir ama vatansız yaşayamaz oğul'' derdi.Evet,Ey Hacı Mithat Efendi Ruhun şad olsun...Sana çok şey borçluyum;sabırlı olmayı ve hikmetli düşünce geleneğini sen öğrettin bana,Bir de hikmetli ve sihirli kelimeleri.''Bu şairler var ya,Cebrail vahiy getirirken kanadının rüzgarı bunlara dokunmuş''derdin.
Zihnim hala yıllar öncesi hatıralar ile meşgulken ayrılıyoruz mezarlıktan...Aile Baba evinde toplanmış 23 nüfus olmuşuz.Beş erkek kardeşiz,annem babam,gelinler,çocuklar...artık kapalı mekanlara sığmıyoruz...Tatlı bir karmaşa var..Gelinler annemle mutfakta kurban eti pişiriyor.Birazdan büyük bir sofra kurulacak..hep beraber bayram yemeği yiyeceğiz..Ve yüreğim tarifi imkansız duygular içinde.Mütereddit, huzursuz..Ben bu bayramda Yüreğimi baba ocağına götüremedim galiba...

4 yorum:

  1. Bazan hayat bizi paranteze alır...
    Çok bilinmeyenli bir denklem gibi..
    Kahrolası aklım üslü ifadelere meyleder.
    Ama yüreğim iblise inat...
    Kırar bütün zincirleri...

    YanıtlaSil
  2. Belkide yüreğini babaocağından hiç getirememişsindir ne belli
    Mezarlıklar bende hep yaşama daha sıkı tutunma isteği uyandırır .Her ay giderim benimde annem ordadır çünkü..

    ve bu şarkı pek ni güzeldir ,

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Ateş Böceği;
    Hayatı anlamlı kılan şey ölümdür derler...
    Aslında hayatın anlamı yaşamaktır...
    Dolu dolu yaşamak...
    Türkü Erzincan türküsü Aşık Daimi'den
    ve Sezen'in yorumuyla bir başka güzel...
    ....
    Bu arada kıskançlıktan da vazgeçtin galiba (!)
    Doğru...?

    YanıtlaSil
  4. Yok kıskançlıktan vazgeçmedim :) biraz erteledim kıskançlık işini hani şimdi böle öksürürken ,boğazım kötüyken hiç bir şey düşünemiyorum :)

    YanıtlaSil

Dost dilinden