Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

13 Aralık 2010 Pazartesi

1.Ağrı Dağı zirve tırmanışı..2009 Ağustos

 2009 Yılı Agustos ayı;belki de hayatta yaşadığım en uzun ve yorucu işti.Birincisi hava çok soğuktu,eksi 32 derece ve fırtına vardı yaklaşık 90 km/sa .İkincisi son etap tırmanma parkuru çok engebeli ve dikti.Üçüncücsü ekipteki arkadaşların tamamı çeşitli nedenlerle geri dönmek zorunda kaldılar.Hayati ihtiyaç maddeleri dönen arkadaşlarda kaldı.Su ve gıda yok denecek kadar azdı.Risk çok yüksekti.Rehberimiz de dönmemiz gerek dedi ama.Risk almadan başarı gelmezdi ki...Kişisel sorumluluğumun üstüne ekibimin sorumluluğu da yüklenmişti...Başarmak zorundaydım hepimiz için.Ve başardım.Karşılığı müthiş bir zirve keyfi...

   Kamp eşyalarımızı atlar taşıyacak..Sırt çantalarımızı da hafifletsek hiç de      fena olmayacak ama...
                                
                                         
 Yaylada,yayla sakinleriyle konuşuyoruz...Bize çay ikram ettiler.Proğram boyunca kullanacağım oyalı tülbent ve el dokuma yün çoraplar aldım.

 Bu çocuklar,elleri ve yüzleri güneş yanığı...Yürekleri dünyayı taşıyacak kadar cesur ve saf...

        Alışveriş ettiğimiz bayan türkçe bilmiyor...Çocuklar tercümanlık yapıyor...
                                                          Richard çok keyifli..
                                                      Nakliye kervanının sakinleri

6 saatlik bir yürüyüş sonunda 3200 kampına ulaştık.Çay hiç bu kadar hoşuma gitmemişti..
3200 kampında yemek zamanı


                                    
İki gündür zire bulutla kaplıydı..Bu gün ilk kez dağın zirvesi göründü...
                                                      Çiçekler her yerde güzel
                                                     

 Kervan 4200'e doğru yol alıyor...Zaman ilerledikçe hem yorgunluk hem de zorluklar artıyor..

Burası 4200 kampımız...Hava çok soğuk ve fırtına var..İnşaallah gece rüzgar durur...


 Richard sakatlandı.Yarınki zirve tırmanışına katılamayacak.Çok üzgün...Ve gelecek yıl tekrar Ağrı'da zirve yapma kararı aldık..Richard için...




                                          Öküzderesi buzulu.Üstü taşlarla kaplı...
                                            4200 Kampında gün batımı...Harika
 Gece 02.00 tırmanışa başladık...Çok dikkatli olmalıyız..Hatanın bu etapta yeri yok..
                       İlk mola yerimiz..Hava çok soğuk...Biraz ılık su içmeliyiz...
 Güneş doğuyor...Dikkatli bakarsanız arka fonda Ağrı Dağı'nın havada asılı duran gölgesini görebilirsiniz...Evet bu moladan sonra Murat Bey geri dönmek zorunda kaldı..Neredeyse 4800' gelmişti...Ama nasip işte...
Zirve öncesi son mola yeri...Ercan Bey de dönmek zorunda kaldı...Artık bundan sonra rehberimiz Ekrem Emmi ve ben devam edeceğiz..Rehberimiz büyük risk aldığımızı söylüyor..Çünkü suyumuz yok..Gıda da yok ama..Hepsi geri dönen arkadaşlarda kaldı..Suyu kar ve buzlardan temin edeceğiz..Başka çaremiz yok..
İşte dört günlük zorlu mücadelenin sonu.Zirvedeyim...Müthiş bir duygu.Yaşamak gerek..Anlatılmaz ki...


Biraz bağırmanın kime ne zararı olur ki..Hem de rüzgara karşı..

Zirve arkadaşlarım.Emre ile Cemre ve Rehberleri..


Artık bugün hep yürüyeceğiz..Araçlar Eliköy'de oraya akşam olmadan ulaşmamız gerek..


Yayla çadırında dinleniyoruz...Uyku da göz kapaklarımıza asılı duruyor...

Ve yaylada Halil İbrahim Sofrası..Berfin anaya teşekkürler..
Proğramın keyif aldığım bölümlerindendi...

Saat 19.00 da araçlarımızın yanına varabildik.Kısa molalar hariç toplam 17 saat yol yürüdük bu gün.Ama değdi doğrusu.Zihnimdeki bulanıklık dağıldı.Üç gündür banyo yapamadık.Ancak vücudumuz da elbisemiz de hiç kokmadı.Bu da Allah'ın bir lütfu olsa gerek...
Gelecek yıl tekrar Ağrı'ya gelmeye karar verdik.İnşaallah Ağustos 2010 'da burada yeniden buluşacağız.Gelecek yıl dört AB diplomatı daha katılacak ekibe..2010'da en kalabalık gurup biz olacağız.Daha şimdiden telefonla katılacağını beyan eden arkadaş sayısı yirmiyi buldu bile...
AB hibe proğramı Su-atıksu yönlendirme komitesi üyesi olarak, ben bu tırmanışı üç yıldır uyum içinde çalıştığım komite arkadaşlarıma adadım.
Onların adına bu riskleri göze aldım.Yoksa çok üzüleceklerdi.
Evet 2010 Ağustos başında Doğubeyazıtta buluşmak üzere...



10 yorum:

  1. Fotoğraflar harika.. Gerçekten, çok güzel bir şey dağcılık. Ama cesaret istiyor :)
    -32 derece demek. Nasıl dayandınız o kadar soğuğa :)

    YanıtlaSil
  2. Sevgili fracesca hoş geldin :)))
    Dağcıların özel elbiseleri var..
    Ama -32 derce yine de çok düşük bir sıcaklıktı..
    Proğram sonrası Yüzümün derisi iki kez soyuldu..
    Özellikle burnum çok kötü olmuştu..
    Ama zirve heyecanı,Müthiş bir şey..
    Ve inan ki herşeye değer...

    YanıtlaSil
  3. Müthiş...
    Fotoğraflar çok güzel,2010 da yaptınız mı peki yeni tırmanışı? (tembellik yapıp soruyorum,kayıt araştırmak yerine :))

    YanıtlaSil
  4. ebruli günce..:)
    evet 2010 da da yaptık..
    fırsat bulursam yayınlayacağım..
    çok güzel fotoğraflar var...
    2010 da çok kalabalıktık...
    12 kişi birden zirve yaptık...
    muhteşem di..
    Bu yıl da kilimanjaro'ya gidiyoruz..:)

    YanıtlaSil
  5. eski kayıt araştırmak yerine,sayfada biraz aşağı inmem yetiyormuş meğerse haberi almak için :))
    algım yerlerde sürünüyor,
    gülüyorum bu satırları yazarken kendime,
    4200 deki gün doğumu fotoğrafını hayata dair 4 de gördüm,altında A.Güler yazıyordu ben de otomatikman Ara Gülerle eşleştirdim,"allah allah ağrıya tırmanmış mı ki Ara Güler dedim içimden" tabi sonra burada görünce aynısını, anladım gerçeği,bazen böyle şeyler yapabiliyorum...
    Tamam gülebilirsin :))

    YanıtlaSil
  6. ebruli günce..:)
    herzaman ilk akla gelen doğru olmuyor maalesef..
    Ben de çok yapıyorum bunu..
    Neyse Ara Güler'in bizimle olmasını ve bizi resmetmesini çok isterdim..
    Ama o tonton amcayı artık oralara çıkaramayız..:))

    YanıtlaSil
  7. Vayy bu güzeldi işte
    fotoğrafların sonuna geldiğimde...
    yazı bittiğinde, elimi çenemden çektim yanağımda izi kalmış)
    keyifli bir gezinti yaptım.
    Oralara gitmiş kadar oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili siyahkuğu;

      Sevindim keyifle gezinmenize.
      Ama gerçek gezinti öneririm,çünkü asıl keyif o..:)

      Saygı ile..

      Sil

Dost dilinden